Sizin En Hayırlınız
Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir

İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Kuranı KerimKuran OkuKur'an MealiHadislerNazar DuasıFelak-NasAyetel KürsiBereket DuasıVİDEO

 

Şeytan

Gözle görülmeyen fakat varlığı kesin olan, azgınlık ve kötülükte çok ileri gi­den, kibirli, âsi, insanları saptırmaya çalışan cinlere şeytan adı verilir.

Kur'ân-ı Kerîm'de ilk şeytandan İblîs diye söz edilir, İblîs, azmış ve Rab­binin buyruğuna isyan ederek sapıklığa düşmüş cinlerdendir. "Hani biz me­leklere Âdem'e secde edin demiştik. İblîs hariç hepsi secde ettiler. O yüz çe­virdi, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu" (el-Bakara 2/34) anlamındaki âyet, onun melek olduğunu göstermez. Çünkü bu âyette, ifadenin çoğun­luğa göre düzenlenmesi kuralına uygun bir üslûp kullanılmıştır. "...İblîs cin­lerdendi; Rabbinin emrinden dışarı çıktı..." (el-Kehf 18/50) âyetinden de açıkça anlaşılacağı gibi, aslında o bir cindir. Allah'a ibadet ederek derecesini yükseltmiş, melekler arasına karışmış, daha sonra da isyanı yüzünden bu konumunu yitirmiştir.

Melekler ve cinler gibi duyu organlarıyla algılanamayan fakat varlığı Kur'ân-ı Kerîm ve sahih hadislerde kesin biçimde haber verilen şeytan, ateşten yaratılmıştır. Hz. Âdem'in çamurdan, kendisinin ise ateşten yaratıl­dığı gerekçesiyle ondan üstün olduğunu iddia etmiş, Âdem'e secde etmekten kaçınmış, Allah'ın lânetine uğramış ve O'nun huzurundan kovulmuştur. Daha sonra Hz. Âdem ve eşi Havvâ'yı yanıltarak, onların cennetten çıkarıl­malarına sebep olmuştur.

Şeytan ilk insandan beri bütün insanlara kötülükleri, küfür ve günahları süsleyip güzel göstermiş, insanları hak yoldan uzaklaştırmak için elinden geleni yapmıştır.

Allah'ın gösterdiği dosdoğru yoldan uzaklaşmak, yasakları çiğnemek, şeytana imkân ve fırsat vermek demektir. Sapıklık ve azgınlıkta devam edenler, şeytanın kendilerini çepeçevre kuşatmasına, kendilerinin de şeyta­nın esiri olmalarına sebep olurlar. Yüce Allah insanları şeytanın düşmanlı­ğına, hile ve aldatmacalarına karşı uyarmıştır: "Çünkü şeytan sizin düşma­nınızdır. Siz de onu bir düşman sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş eh­linden olmaya çağırır" (el-Fâtır 35/6).

Dünyada insanları hak ve hakikatten uzaklaştıran şeytan, âhirette de on­ları işledikleri ile başbaşa bırakacak, bu konuda kendisini suçlamamalarını söyleyecektir. Şeytanlar, her peygambere düşman kılındığı gibi, her insanı yoldan çıkarmaya çalışacak ve kötü şeyleri süslü gösterip, yasakları çiğnemeye teşvik edecek bir şeytanın bulunacağı da Hz. Peygamber tarafından bildirilmiştir (bk. Müslim, “Münâfikun", 11).

Yüce Allah, Kur'an okunduğunda kovulmuşşeytandan kendisine sığı­nılmasını emrettikten sonra, Allah'a içtenlikle inanıp ibadet eden, yasakla­rını çiğnemeyen kimseler üzerinde şeytanın hiçbir etki ve hâkimiyetinin olmayacağını ifade etmiştir (bk. en-Nahl 16/98; el-İsrâ 17/65; el-A‘râf 7/21).

Allah Teâlâ varlıkları, biri diğerinden ayırt edilebilsin ve aralarındaki fark insanlarca kolaylıkla anlaşılabilsin diye zıtlarıyla birlikte yarattığından, şey­tanı da yaratıkların en temiz ve en şereflilerinden olan, hak ve hayrı tavsiye eden meleklerin varlığına zıt ve alternatif olarak yaratmıştır. Çünkü belli fiillerin ibadet, hayır, güzel ve iyi oluşu, ancak zıtlarının varlığı ile bilinebilir ki, insanlara şer ve çirkin fiillerde yol gösteren de şeytandır.

BÖLÜMLER

BİR AYET

İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
(Bakara 2/5)

BİR SÖZ

Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır.
(Beydeba)
Dizayn: .:: Ferdi Korkmaz ::. | Kuranı Kerim | Site Haritası (Sitemap) | İletişim | Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları
Sitemizin hostingi sponsorumuz olan markum.net tarafından sağlanmaktadır.