"Sizin En Hayırlınız Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir" 
(Hadisi Şerif) 
İnternetteki En Güvenilir
Bilgi Kaynağınız.


Hicri: 15 Rebiülevvel 1433
Miladi: 7 Şubat 2012
Sitemiz üzerinden İslam Dini
hakkında her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz.
Sitemizdeki bilgiler güvenilir kaynaklardan derlenerek hazırlanmaktadır.
Allah hepimize Kur'ân ışığında
yaşamayı nasip etsin.
 kuransitesi.com
ANA SAYFA
KUR'AN MEALİ
AYETLER - SURELER
HADİSLER - HADİS ARAMA
KUR'AN-I KERİM
İLMİHAL BİLGİLERİ
MAKALELER VE YAZILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİNİ ANKETLER
PEYGAMBERİMİZ
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
NAMAZ BÖLÜMÜ
TEMİZLİK VE ABDEST
ASHAB-I KİRAM
ORUÇ VE RAMAZAN AYI
AHİRET VE AHİRET HAYATI
İL İL NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ SÖZLÜK
NAMAZ VAKİTLERİ
İL İL NAMAZ
VAKİTLERİ
İÇİN TIKLAYIN
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
*Yeni*
Görüş ve Düşüncelerinizi
Bizimle Paylaşın
ANKETLER
DİNİ ANKET
BÖLÜMÜ
 

 

     Peygamberlik ve Vahiy

Peygamberlik ve vahiy birbirinden ayrılmayan iki kavramdır. Allah'tan vahiy almayan peygamber düşünülemez. Yüce Allah, emir, yasak, hüküm ve haberlerini peygamberine vahyetmek suretiyle yarattığı insanlara diledi­ğini bildirir.
Sözlükte "gizli konuşma, gönderme, emir, işaret, ilham" gibi anlamlara gelen vahiy, Allah Teâlâ'nın dilediği şeyleri peygamberlerine, mahiyeti bizce tam bilinemeyen bir yolla bildirmesi, Allah'la elçisi arasında bir çeşit gizli ve süratli haberleşme, Allah'ın elçisinin kalbine indirdiği şey demektir. Vahiy bir haldir, bir yaşayıştır. Nasıllığını ve niteliğini ancak onu yaşayan peygamber bilir. O, Allah'la peygamberi arasında bir sırdır. Ancak vahyin gelişşekilleri ve peygamberde meydana getirdiği etkiler ashap vasıtasıyla bilinmektedir.
Vahiy ile, kalpte beliren bilgi demek olan ilham arasında fark vardır. Va­hiy peygambere gelir, Allah tarafından korunur ve gözetim altında peygam­bere ulaşır. Peygamber vahyi alırken bilinci yerindedir. İlham ise korunmuş değildir, yanılma payı vardır ve bilinç dışı olarak Allah'ın sevgili kullarının kalbinde beliriverir.
Vahyin nasıl bir olay olduğunun ve mahiyetinin insanlarca bilinemeyişi ve algılanamayışı, vahiy olgusunu inkâr etmeyi gerektirmez. Çünkü bugün pozitif bilimlerin özellikle parapsikolojinin ilgilendiği metapsişik olaylar, var­lığı kabul edilen fakat net ve bilimsel olarak açıklanamayan olaylardır.
Yüce Allah bir âyette vahiy ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle dilediğini vahyeder..." (eş-Şûrâ 42/51).
Hz. Peygamber'e vahiy şu şekillerde gelmiştir:
1.      Doğru rüyalar. Peygamberimiz’in gördüğü rüyalar, daha sonra gerçek hayatta aynen meydana gelirdi.
2.     Peygamberimiz uyanıkken, Cebrâil tarafından vahyin onun kalbine bırakılmasıdır. Şu âyet bu çeşit bir vahiyden söz etmektedir: "Onu, uyaran­lardan olasın diye, Cebrâil, apaçık Arapça'yla senin kalbine indirmiştir" (eş­Şuarâ 26/193-195).
3.     Cebrâil'in insan şekline girerek getirdiği vahiy, vahyin en kolay şekli­dir. Cibrîl hadisi diye meşhur olmuş hadis bu yolla gelmiştir.
4.      Cebrâil, görünmeden çıngırak sesine benzer bir ses halinde vahyin gelme­sidir. Bu çeşit vahiy, Hz. Peygamber tarafından vahyin en ağır şekli olarak nite­lenmiştir. Kendisinde tehdit ve korkutma olan âyetler bu çeşit vahiyle gelmiştir. Bu çeşit vahiy gelirken, Hz. Peygamber son derece heyecanlanır, titrer, çok so­ğuk günlerde dahi terlerdi (Buhârî, “Bed’ü'l-vahy”, 2).
5.     Cebrâil'in Hz. Peygamber'e uyku halinde getirdiği vahiydir. Bu tür vahiyle alınan söz Kur'an değildir.
6.      Cebrâil'in kendi aslî şekliyle getirdiği vahiydir. Bu şekliyle vahiy iki defa gerçekleşmiştir. Birincisi peygamberliğinin ilk günü Hira'da iken, ikin­cisi de mi‘racda meydana gelmiştir: "Andolsun ki, onu bir diğer defa da sidretü'l-müntehânın yanında gördü" (en-Necm 53/13-14).
7.      Vahyi, Hz. Peygamber'in doğrudan Allah'tan alması veya perde arka­sından Allah'la konuşması şeklinde gerçekleşen vahiydir. Mi‘racda gerçek­leşmiştir.
 
REKLAM ALANI
Reklam
AYET KÖŞESİ
Bakara Suresi 2/2
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
HADİS KÖŞESİ
Mihcen İbnu'l-Edra' (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir adamın: "Ey Allah'ım, bir ve samed olan, doğurmayan ve doğurulmayan, eşi ve benzeri de olmayan Allah adıy-la senden istiyorum. Günahlarımı mağfıret et, sen Gafürsun, Rahimsin!" dediğini işitmişti, hemen şunu söyledi: "O mağfiret edildi. O mağfıret edildi. O mağfiret edildi!"
Ebû Davud, Salat 184, (985); Nesai, Sehv 57, (3, 52).
RİSALE-İ NUR'DAN
Bilirsin ki: en ziyade insanı tahrik eden meraktır.
sözler
on dokuzuncu söz
Sayfa: 217
BİR DUA

Ebû Hüreyre'den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resûllüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kim bir günde yüz defa: "Lâ ilahe illallâhu vahdehû, lâ şerike leh, lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" (Allah'dan başka ilâh yoktur; yalnız O vardır. O'nun ortağı yoktur. O'nundur Mülk, O'nundur hamd. O, her şeye kadirdir), derse, onun için âzâd edilen on köle sevabı olur, ona yüz iyiliğin sevabı yazılır ve ondan yüz günah silinir ve o gün akşamına girinceye kadar şeytandan korunmasına vesile olur. Bu kimsenin söylediklerinden daha faziletlisini hiç kimse getirmiş olmaz; ancak ondan daha fazla olarak (bu sözleri) söyleyen müstesna..."
İSTATİSTİK
İstatistik Başlangıcı:
1 Ocak 2009
 Bugün Tekil : 595
 Dün Tekil : 2272
 Genel Tekil : 1.236988
Kur'an | Kuran | Ayetler | Hadisler | Kur'an Meali | Peygamberimizin Hayatı
Design: .:: http://www.webmaster67.com ::. Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz Hosting Turkishost