"Sizin En Hayırlınız Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir"
(Hadisi Şerif)
İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Hicri: 20 Cemaziyelahir 1435
Miladi: 21 Nisan 2014

SAYFAMIZI BEĞENİN
Kur'an Sitesi Ey Rabbim! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak haram kıldıklarından beni muhafaza et,
beni fazlınla senden başkasına muhtaç etme.
ANA SAYFA
KUR'AN MEALİ
AYETLER - SURELER
HADİSLER - HADİS ARAMA
KUR'AN-I KERİM
PEYGAMBERİMİZ
İLMİHAL BİLGİLERİ
MAKALELER VE YAZILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİNİ ANKETLER
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
NAMAZ BÖLÜMÜ
TEMİZLİK VE ABDEST
ASHAB-I KİRAM
ORUÇ VE RAMAZAN AYI
AHİRET VE AHİRET HAYATI
İL İL NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ SÖZLÜK
NAMAZ VAKİTLERİ
İL İL NAMAZ
VAKİTLERİ
İÇİN TIKLAYIN
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
*Yeni*
Görüş ve Düşüncelerinizi
Bizimle Paylaşın
ANKETLER
DİNİ ANKET
BÖLÜMÜ
 



      Niyet

Niyet “azmetmek, kesin olarak irade etmek, kastetmek” demektir. Daha açık bir ifadeyle kalbin bir şeye karar vermesi, hangi işin ne için yapıldığının açıklıkla farkında olunması demektir. Namaz hususunda niyet Allah için safiyetle namaz kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir.

Namazın geçerli olması için niyetin gerekli olduğunda İslâm bilginleri it­tifak etmişlerdir. Ancak çoğunluk bunu sıhhat şartı sayarken, Şâfiîler ve bazı Mâlikîler rükün sayarlar.

Niyetin kalp ile yapılması esas olup dil ile söylenmesi şart değildir. Bu­nunla birlikte ayrıca dil ile de söylenmesi daha iyi olur ve bu tarzda niyet, çoğunluğa göre müstehaptır. Kalpten geçirilen ile dil ile söylenen birbirine uymuyor ise, kalpten geçirilene itibar edilir. Mâlikîler'e göre ise dil ile söy­lenmesi câiz ise de söylenmemesi daha iyidir.

Hanefî mezhebine göre farz namazlar, vitir namazı, adak namazı ve bayram namazları için belirleme şarttır. Meselâ "bugünkü sabah namazına" diye niyet edilir. Fakat vakit içerisinde, o vaktin hangi vakit olduğunu bil­mek kaydıyla "bu vaktin farzını kılmaya" diye niyet edilmesi de yeterlidir. Fakat cuma namazında, vaktin namazına niyet etmek yeterli olmaz, çünkü vakit cuma vakti değil, öğle namazının vaktidir.

Nâfile namazlar için "falanca namazın ilk sünnetini veya son sünnetini kılmaya niyet ettim" diye niyet edilir. Bununla birlikte, ister müekked isterse gayr-i müekked olsun nâfile namazlarda, "falanca namazın sünnetini" diye bir belirleme yapmak şart değildir; sadece namaz kılmaya niyet edilmesi yeterlidir, fakat belirleme yapılması daha iyi olur. Özellikle teravih namazı kılarken, "teravih namazına" veya "vaktin sünnetine" diye niyet edilmesi daha ihtiyatlı bir tutum olur. Cemaate yetişip de imamın farzı mı yoksa tera­vihi mi kıldırdığını bilmeyen bir kimse, farza niyet ederek imama uyar. Eğer imam farzı kıldırmakta ise, uyan kişinin farzı sahih olur; imam teravihi kıl­dırmakta imişse, uyan kişinin kıldığı namaz nâfile olur, fakat yatsının far-zından önce olduğu için teravih namazı yerine geçmez.

Niyet ederken hangi farz namazın kılındığının belirlenmesi (tayin) şart olmakla birlikte, eda veya kazâ şeklinde bir belirleme yapmak gerekli değildir. Çünkü kazâya kalmış bir namaz, eda niyetiyle kazâ edilebileceği gibi, henüz vakti çıkmamış bir namaz da kazâ niyetiyle eda edilebilir.

Cemaatle namaz kılınması halinde imama uymaya da niyet edilmesi gere­kir. Fakat imamın, imamlığa niyet etmesi şart değildir. Arkada kadın cemaat bulunması halinde, kadınların iktidâsının sahih olabilmesi için imamın onlara imam olmaya niyet etmesi gerektiği söylenmiştir.

Niyetin Zamanı. Niyetin iftitah tekbiriyle birlikte yapılması efdaldir. Fakat niyet ile tekbir arasında namaz ile bağdaşmayacak bir iş bulunmaması şartıyla, tekbirden önce de niyet edilebilir. Tekbir alındıktan sonra yapılan niyet çoğunluk tarafından kabul edilen görüşe göre geçerli olmaz. Diğer bir görüşe göre Sübhâneke'den veya eûzüden önce edilen niyet ile namaz ge­çerli olur. Öteki mezhepler niyet ile tekbirin yakın olmasına önem vermişler­dir. Özellikle Şâfiî mezhebinde niyetin hemen tekbirden önce veya tekbirle birlikte yapılması gerekir.

Namaza başlarken yapılan niyetin namaz sonuna kadar hatırlanması şart değildir. Bu bakımdan bir kimse bir vaktin farz namazına niyet ederek namaza başlasa, daha sonra nâfile kılıyormuş gibi bir zan ile namazını ta­mamlasa, farz namazı kılmış sayılır.

 

 
REKLAM ALANI
ZONGULDAK
BİLGİSAYAR
Notebook Servisi
Marka Bağımsız
Notebook Tamiri
Anakart Tamiri
Chip Değişimi
Ekran Değişimi
0372 252 52 58
Merkez
ZONGULDAK
AYET KÖŞESİ
Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi gerisingeriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.
(Âl-i İmrân 3/149)
HADİS KÖŞESİ
Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır" buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de: "Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular: "Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır."
Tirmizi, Cennet 11, (2546).
BİR SÖZ
Hiçbir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyiniz.
(Hz. Ali r.a.)
ESMA-Ü'L HÜSNA
* el-Câmi' *
İstediğini, istediği zaman, istediği yerde toplayan. Birbirine benzeyen, benzemeyen ve zıd olan şeyleri bir araya getirip tutan... Cem, dağınık şeyleri bir araya toplama demektir. Allah Teâlâ, vücudlarımızın çürüyerek suya, havaya, toprağa dağılmış zerrelerini tekrar birleştirecek, bedenlerimizi yeni baştan inşa edecektir. Allah Teâlâ birbirine benzeyen şeyleri bir araya getirip topladığı gibi, birbirinden ayrı varlıkları da bir araya getirmektedir. Onların iç içe birlikte yaşamalarını te'min etmektedir. Sıcaklık ile soğukluk, kuruluk ile nemlilik gibi birbirine zıd unsurları bir arada tutması da yine Allah'ın Câmi' isminin tecellisindendir.
RİSALE-İ NUR'DAN
Dünyanın lezaizi zehirli bala benzer. lezzeti nisbetinde elemi de vardır.
mesnev-i nuriye
habbe
Sayfa: 106
BİR DUA

A'rabî (Bedevi) dedi ki, bu sözler benim Rabbim içindir, benim için hangisi? (Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu: "(Şunu) söyle: "Allâhümmeğfirlî, verhamnî, vehdinî, verzuknî." (Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana hidâyet ver, bana rızık ver)."
Kur'an | Kuran | Ayetler | Hadisler | Kur'an Meali | Peygamberimizin Hayatı
Design: .:: Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz ::. Hosting Turkishost
Bu sitedeki veriler Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesi ve Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nden derlenerek hazırlanmıştır.