|
| |
1- FÂTİHA SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “başlangıç” anlamına “Fâtiha” adını almıştır. Sûrenin ayrıca, “Ümmü’l-Kitab” (Kitab’ın özü) “es-Seb’ul-Mesânî” (Tekrarlanan yedi âyet) , “el-Esâs”, “el-Vâfiye”, “el-Kâfiye”, “el-Kenz”, “eş-Şifâ”, “eş-Şükr” ve “es-Salât" gibi başka adları da vardır.
Kur’an’ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha’da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye lâyık bir tek Allah’ın varlığı, onun hâkimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak O’na yapılıp O’ndan yardım isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir.
Fâtiha sûresi, aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.
1. Bismillâhirrahmânirrahîm.
2,3,4. Hamd , Âlemlerin Rabbi , Rahmân , Rahîm , hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
5. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
|
|
|
| AYET KÖŞESİ |
Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. (Bakara 2/163)
|
| HADİS KÖŞESİ |
|
el-Bera İbnu'l-Azib (radıyallahu anh) buyurdular ki: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Medine'ye gelince, önce Ensar'dan olan ecdadının -veya dayılarının- yanına indi: O zaman namazlarını onaltı veya onyedi ay boyunca Beytu'l-Makdis'e doğru kıldı. Ancak kıblenin Kabe'ye doğru olmasını arzuluyordu. (Kabe'ye doğru) kıldığı ilk namaz da ikindi namazı idi. Bu namazı Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte ashabtan bir grup kimse kılmıştı. Bu namazı kılanlardan biri, oradan ayrılınca bir mescide rastladı. Cemaati namaz kılıyordu ve tam rükû halinde idiler. Adam onlara: "Şehadet ederim ki ... Devamı
|
| BİR SÖZ |
Sana öğüt veren, sana geniş kredi açmış tüccara benzer. (Hz. Ali r.a.) |
| ESMA-Ü'L HÜSNA |
* er-Râfi' * Yukarı kaldıran, yükselten...
Allah Teâlâ, istediği kulunu indirdiği gibi, istediği kulunu da yükseltir. Şan ve şeref verir. Bâzı gönülleri îman ve irfan ışığı ile parlatır, yüksek hakikatlardan haberdâr eder.
Allah'ın yükselttiği insanlar, çok defa melek huylu, tatlı dilli, insanların ayıplarını, kusurlarını örtüp eksiklerini tamamlayan; onlara malıyla, bedeniyle, bilgisiyle, nasihatiyle yardım eden nâzik, kibar insanlardır. Onlar bu istikametten ayrılmadıkça Allah da bu nimeti kendilerinden almaz.
|
| RİSALE-İ NUR'DAN |
Ey insan! senin nokta-i istinadın, ancak ve ancak allah'a olan imandır. şualar yirmi dokuzuncu lem’adan ikinci bab Sayfa: 652
|
| BİR DUA |
Aksırma Esnasında Aksıran kimsenin; "Elhamdulilllah" (Allah'a hamd olsun) demesi, o'nu işiten kimsenin de: "Yerhamukeallah" (Allah sana merhamet etsin) demesi gerekir. Aksıran kişi, yanında "Yerhamukeallah" denildiğini duyunca: "Yehdina ve yehdikumullah" (Allah bize ve size hidayet versin). Veya, "Yehdikumullahu ve yuslihu balekum" (Allah, sizi doğru yola yöneltsin ve işlerinizi düzeltsin) demelidir. (Buhari, Edep: 125) |
| İSTATİSTİK |
İstatistik Başlangıcı: 1 Ocak 2009 |
| Bugün Tekil |
: 78 |
| Dün Tekil |
: 1134 |
| Genel Tekil |
: 1.463995 |
|