Sizin En Hayırlınız
Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir

SAYFAMIZI BEĞENİN TAKİPTE KALIN

DİNİNİ BİLMEYEN DİNİNİ YAŞAYAMAZ
Ey Rabbim! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak haram kıldıklarından
beni muhafaza et, beni fazlınla senden başkasına muhtaç etme.

İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Kur'an Sitesi
ANA SAYFA
KUR'AN MEALİ
AYETLER - SURELER
HADİSLER - HADİS ARAMA
KUR'AN-I KERİM
PEYGAMBERİMİZ
İLMİHAL BİLGİLERİ
MAKALELER VE YAZILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİNİ ANKETLER
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
NAMAZ BÖLÜMÜ
TEMİZLİK VE ABDEST
ASHAB-I KİRAM
ORUÇ VE RAMAZAN AYI
AHİRET VE AHİRET HAYATI
İL İL NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ BLOG
NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ BLOG
SAYFAMIZ
AÇILDI
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
*Yeni*
Görüş ve Düşüncelerinizi
Bizimle Paylaşın
ANKETLER
DİNİ ANKET
BÖLÜMÜ
 



*** WEB SİTEMİZİN AMACI VE HEDEFİ ***
İnsanlarda kitap okuma alışkanlığının olmadığı ve internetin de bu kadar yaygınlaştığı günümüz koşullarında, insanlara doğru bilgi edindirecek web sitelerinin yaygınlaşmasının gerektiği görüşündeyim. Müslümanım diyen birinin müslüman olmayı gerektiren konuları bilmemesi veya başkalarından duyarak eksik bir bilgiyle hayatını idame ettirmesi çok üzücü bir durum. Medyanın ve internetin bu kadar çok yer teşkil ettiği günümüzde bu bilgileri insanlara sunmak için çaba gösterilmemesi çok üzücü, islamiyeti yayma ve öğretme yolunda herkesin elinden geldiği kadar bir çaba göstermesi gerekmektedir. Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde "Sizin en hayırlınız Kur'ân-ı öğrenen ve öğreteninizdir" buyurmuştur. Bizlerde Yüce Allah'ın Kur'ân-ı Kerim ve peygamberimiz aracılığıyla bizlere bildirdiklerini öğrenmeliyiz ve öğrendiklerimizi çevremizdeki insanlarla paylaşmalıyız. Bu sayede Allah'ın izniyle Peygamberimizin "En Hayırlınız" diyerek buyurmuş olduğu kullar arasında olabilelim. Allah herkese nasip etsin ve bizi hidayete erenlerden eylesin. (Amin)
İnsanlara Kur'ân hakkında bilmediklerini ve öğrenmek istedikleri bütün konuları ulaştırmak için girdiğimiz bu yolda herkesten yardımlarını bekliyoruz. Elinizde bulunan veritabanı, yazı, makale, program vb. kullanılabilecek materyalları mail adresi üzerinden bize gönderebilirsiniz.
Lüften bize site hakkındaki düşüncelerinizi, sitemizde bulunmasını istediğiniz konuları, siteyi daha iyi bir hale nasıl getirebiliriz bunun gibi görüşlerinizi bildirin.
Yardımlarını esirgemeyen herkesten Allah razı olsun.


*** MAKALELERDEN ŞEÇMELER ***
Cuma Namazı şartlarını taşıyan her müslümana farz olduğu bütün ulemalarca üzerinde şüphe bulunmayan bir namazdır. Başlıkta belirttiğimiz gibi geçerli mi değil mi Zuhri ahir gerekir mi konusu bu namazın farz olup olmaması ile ilgili değil aynı anda bir yerleşim yerinde kılınabilir mi kılınamaz mı şüphesine nazaran kılınmaktadır. Bunu birazdan ayrıntılı açıklayacağız. Çok eskiden beridir zuhri ahir diğer adıyla son öğle namazı kılınmaktadır bu konu hakkında halkın pek fazla bir bilgisi bulunmamaktadır. Şöyle ki zuhri ahir nedir neden cuma namazı sonrasında 10 rekat namaz kılıyoruz çoğu kişi bunun farkında değil hiç bilmiyor bazıları da biliyor ama yanlış biliyor. Bugün bütün camilerimizde kılınan bu namazların biliçsizce kılınması dini bilgilerimizin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Burda ki sorun birazda yetkililerimizin, din alimlerimizin, din büyüklerimizin yeteri kadar halkı bilgilendirmemesinden kaynaklanmaktadır. Tabi sadece suç büyüklerimizde değil insanımız bir şeyler okuyup öğrenme gayreti göstermiyor, okumuyor, araştırmıyor böyle ortaya karışık birşeyler çıkıyor.
Şimdi zuhri ahiri biraz açalım nedir bu son öğle namazı? Peygamberimizin döneminde asıl kaynak peygamberimiz olduğu için tüm müslümanlar aynı yerde namaz kılıyorlardı bundan farklı birşey olma ihtimali de yok. Düşünün Peygamberimizin olduğu bir yer varken farklı bir yerde toplanıp namaz kılınması düşünülemez. Burası tamam. Sorun bundan sonrasında başlıyor. Müslümanlık yayılıyor müslüman şehirleri ve köyleri kuruluyor. Müslümanlar çoğalıyor şimdi herkesin toplanıp aynı yerde namaz kılması diye bir durum sizce düşünülebilir mi? Sadece düşünülebilir ama uygulanamaz. Daha ayrıntıya girelim. Aynı yerleşim birimi içinde nufus çok fazla olduğu için herkesin aynı yerde namaz kılması mümkün olmadığından farklı yerlerde kılınması zorunluluğu doğmaktadır. Başka bir sorunu da örnekle açıklayalım daha anlaşılır olması için. Aynı yerleşim yerinde nüfus az ama arada mesafeler olan iki yer var karşı karşıya ama aralarında yürüme mesafesinden daha fazla bir mesafe var. Her hafta cuma günü vasıta bulup bir yerde toplanıp cuma namazını kılmaları pek mümün olmaz bu onlara eziyet de olur. Ulaşım yüzünden hepsi kendi arasında namaz kılıyor, şimdi burda ilk tekbir alanın namazı kabul olur görüşü var. Şimdi ne yapmak gerekir hangimizin namazı kabul hangimizin ki kabul değil. Böyle bir durum düşünüldüğünde iki tarafında zuhri ahir namazı kılması gerekir. Burda bazı alimler gereken durumlarda farklı yerlerde cuma namazı kılınabilir demişlerdir. Farklı yerlerde kılınan bu cuma namazlarının hepsimi kabul yoksa ilk tekbir alanın mı namazı kabul olur. İşte mesele bu sorunun cevabına çözüm bulamamaktan kaynaklanmaktadır. Tam olmasa da zuhri ahir konusunda biraz fikir sahibi olduğunuzu varsayıyorum.
Biraz da bu ihtiyat konusuna değinmek istiyorum bence en önemli olan konu da bu. İhiyat olan bu sorunun asıl sebebi aynı yerleşim yerinde ihtiyaç olmadıkça namaz kılınamaz ihtimali. Bu meselenin tek sebebi bu. Burda hiç bir kimse herkesin namazı kabul olur yada ilk kılanın namazı kabul diyemez. Burda dikkat edilmesi gereken asıl konu cuma namazı herkese farz ve cumayı kılan ayrıca öğle namazı kılması gerekmez. Bunu akıldan çıkarmadan kabul olmamıştır şuphesiyle değil, çünkü dinde şüphe ile ibadet olmaz. Kabul olduğuna inanarak sadece ihtiyat amacıyla namaz kılmanın daha hayırlı ve faydalı olacağına inanarak kılmak daha iyidir. Şimdi burda dikkat edilmesinde fayda olan başka bir konu daha ortaya çıkıyor. Şuphe ile ibadet olmaz düşüncesi ile bu namazın kılınmaması gerektiği konusu. Çünkü bu namazın hiçbir kaynağı ve delili bulunmamaktadır. Bazı alimler bu namazın bidat sonradan uydurulma olma konusuna da değinmişlerdir.
Şimdi burdan çıkan sonuçlar ve müctehitlerin görüşlerini ve delillerini göz önüne aldığımızda, karşı çıkanların bile zaruret halinde birden fazla yerde namaz kılınabilir görüşüne dayanarak ve zuhri ahirin ihtiyat sebebiyle kılınmasının bir dayanağı olmadığından ve yine Peygamberimizin cuma öncesinde ve sonrasında nafile namaz kıldığı sabit olduğundan bu sünnetinde yerine getirilmemesi sebebiyle kılmamakta fayda vardır. Yine kılmak isteyenler kılabilir buna kimse karşı çıkamaz ama bu konulara dikkat ederek kılmakta fayda vardır bunu akıldan çıkarmayınız. Allah herkese en doğru şekilde ibadet etmeyi ve rızasını kazanmayı nasip etsin. (Amin)  Devamı...


Kur'an-ı Arapça olarak okumak ve dinlemekte bir ibadettir. Burda belirtmek istediğimiz Arapçayı öğrenip Kur'an-ı anlamak değil, mealler ve tercemeler aracılığıyla Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmeye çalışmamızdır. Bir çoğumuz Arapça yazıyı okumakta zorlandığı için sadece aklında kalıp ezberledikleriyle yetinmektedir. Bu ve bunun gibi sebepleri bir kenara bırakıp Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmemiz gerekmektedir. Buda meal ve tercemelerin okunmasıyla mümkün olacağından bunları bol bol okumamız gerekmektedir. Türkçe meal ve tercemelerin de okunması sevap olacağından buda bir anlamda ibadettir.  Devamı...


Sende çok iyi biliyorsun ki elde ettiğin her şey senin kendi iradenin sonucunda yaptıklarının karşılığıdır. Kaderi kendi tanımınla geçmişte yaşadıkların olarak görüyorsun. Geçmişe dönüp bunları düzeltmek mümkün değil bunlarla beraber yaşamakta çözüm olmuyor. İleride yaşayacağın kaderin ne olduğunu da bilmiyorsun iyi mi kötümü. Sen ne istersen nasıl istersen o şekilde olur. Mademki bilmiyorsun göremiyorsun hatta tahmin bile edemiyorsun o zaman sen iyi olmasını istiyorsan iyi olması için çaba sarf et o zaman iyi olduğunu göreceksin. Bazen kötü şeylerde istenmeyen şeylerde olacak ki o zaman iyi olanın farkında olabilesin. Sen çalıştın da karşılığını başkası mı aldı, ne için çalıştın da faydasını veya zararını görmedin.  Devamı...


Elinizin altında erişebileceğiniz bu kadar kaynak varken hiç aslı olmayan bir şeylere inanmak bu kadar kaynağın hiç bir faydasının olmadığını ortaya koyuyor. Bu kadar kitap, yazı, sözler, uyarılar hepsi boşa mı? Galiba bazıları için boşa neden mi? Birincisi; Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak, ikincisi; Cenazenin 7., 40., 52. gecesi hatim ve mevlit okutmak, üçüncüsü; Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak, dört beş altı… bu böyle devam eder. Yoksa ben yanlış bir devirde miyim bu insanlar cahiliye döneminde mi yaşıyorlar acaba, bak şimdi kendimden şüphe duydum. Neyse, şuan bu saydıklarımı yapanlardansanız o zaman Müslümansınız demektir neden mi çünkü Allah'a inanıyorsunuz demektir buda Kur'an'a inanıyorsunuz demektir. Peki, asıl sorum şu? Bunlar nerde yazıyor acaba kaynağını söyleyin biz de bilelim var mı bir kaynağı nerde yazıyor.
Düşündüm de bu kadar şey yazdım galiba boşuna yazdım şimdi farkına vardım. Okumayanlardan bahsediyoruz değil mi, bunu da okumayacaklar ya da anlamayacaklar. Zaten okuyan biri olsaydık bunları yazmamın bir anlamı olmazdı değil mi? Evet bence de evet.  Devamı...


Bu dünya neden yaratıldı;
Biz bu dünayada neden varız;
Kur'an neden indirildi;
Muhammed neden peygamber seçildi;
Bu soruların cevabı nedir sizce bana bunu biri açıklasın din diye müslümanlık diye birşeyden neden hiç bahsedilmiyor. Müslümanlık neden sadece sözde kaldı. Boş bir dünya hevesi için neden bu çabalar bu istekler. Neden neden neden...
ARTIK KENDİNİZE ÇEKİ DÜZEN VERMENİN ZAMANI GELDİ GEÇTİ GEÇİYOR ÖMÜR BİTİYOR. YOLUN NERESİNDESİNDİR BİLİNMEZ AMA, HAYAT ÇOK KISA BU BİR GERÇEK SENDE BUNUN FARKINDAYSAN BU SORULARI DÜŞÜN VE YANITLA
Ben size cevabını vereyim belki bazıları düşünmeden yoksun olabilir asıl gerçek olan ahiret hayatına hazırlık için.  Devamı...

*** ANKET ***
Kur'an-ı Günlük Yaşantımızda "En Çok" Hangi Amaç İçin Okuyoruz?
Açıklama: Bu anketin yapılış amacı Kur'an-ı Kerim'in günlük yaşantımızda çoğumuz tarafından "En Çok" hangi amaçla okunduğunu saptamaktır. Anketi cevaplarken lütfen "En Çok" hangi amaçla okuyorsanız onu seçiniz. Burdaki cevapların hepsini günlük yaşantımızda zaten yapmamız gereklidir. Bizim vurgulamak istediğimiz "En Çok hangi amaçla okuduğumuz".
     Anket Sonuçlarını Görmek İçin Tıklayın

*** SİTEMİZDEKİ KONULARDAN SEÇMELER ***
Ba's (Öldükten Sonra Tekrar Dirilme)
Ehl-i sünnet inancına göre tekrar diriliş, hem beden hem de ruh ile ola­caktır. Buna göre insan, öldükten ve çürüdükten sonra, Allah, onun bede­nine ait aslî parçaları bir araya getirecek (veya benzerini yaratacak) ve ruhu buna iade edecektir. Kur'ân-ı Kerîm'deki "Şüphesiz âyetlerimizi inkâr eden­leri gün gelecek bir ateşe sokacağız. Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe derilerini başka derilerle değiştiririz ki, acıyı duysunlar..." (en-Nisâ 4/56)Devamı
 
İmanın Tanımı ve Kapsamı
İman sözlükte, "bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, doğrulamak, söylediğini kabullenmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine gü­ven vermek, güvenlikte olmak, şüpheye yer vermeyecek biçimde içten ve yürekten inanmak" anlamlarına gelir. Terim olarak ise, Hz. Peygamber'i, Allah Teâlâ'dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde (zarûrât-ı dîniyye) tasdik etmek, onun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip bunların gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmak demektir. Buna göre; imanın hakikati ve özü kalbin tasdikidir. Kalbin tasdiki imanın değişmeyen aslî unsurudur. İmanla bilgi arasında çok yakın bir ilişki söz ko­nusudur. Her inanan kişi, neye inandığını bilir, fakat her bilme inanmayı ge­rektirmez. İnanılacak esaslarla ilgili bilgiye iman denilebilmesi için, kişinin gönlünde ve kalbinde hür iradeye dayalı bir boyun eğişin, teslimiyetin ve tas­dikin bulunması gerekir.Devamı
 
Sehiv Secdesi
Sehiv "yanılma, unutma ve dalgınlık" gibi anlamlara gelir. Buna göre sehiv secdesi, yanılma, unutma veya dalgınlık gibi durumlar yüzünden namazın vâciplerinden birini terk veya tehir etme durumunda, namazın sonunda yapılan secdelere denilir. Sehiv secdeleri sayesinde namazda meydana gelen kusur ıslah edilmiş, eksiklik telâfi edilmiş olur. Namaz esnasında pür dikkat olmak ve titiz davranmak esas olmakla birlikte, çeşitli nedenlerle insanlar namazlarında yanılabilirler.Devamı
 
 
AYET KÖŞESİ
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
(Bakara 2/46)
HADİS KÖŞESİ
İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): "Kadın hayızlı olduğu takdirde (veda tavafı yapmadan) yola çıkmasına ruhsat verildi" demiştir.
Buhari, Hayz 27, Hacc 144; Müslim, Hacc 380, (1328).
BİR SÖZ
Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir.
(Mevlana)
ESMA-Ü'L HÜSNA
* el-Basîr *
İyi gören... Allah Teâlâ herkesin gizli açık yaptığını ve yapacağını görüp durmaktadır. Karanlıklar O'nun görmesine mâni olamaz. Karanlık gibi, yakınlık - uzaklık, büyüklük - küçüklük gibi insanların görmelerine engel olan şeyler de O'nun görmesine mâni olmaz.
RİSALE-İ NUR'DAN
Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.
mektubat
yirmi dördüncü mektup
Sayfa: 292
BİR DUA
Elbise Giyerken Okunacak Dua
"Elhamdulillahillezi kesani haza ve razeganihi min ğayri havlin minni ve la guvvetin." (O Allah'a hamd olsun ki, benden bir kuvvet olmaksızın bu elbiseyi bana giydirdi ve (bunu) bana rızık olarak verdi.) (Tirmizi, deavat: 107)
Site Haritası (Sitemap) | İletişim | Sitelerdeki Linklerimiz | Linkler
Kur'an | Kuran | Ayetler | Hadisler | Kur'an Meali | Peygamberimizin Hayatı | Nazar Duası | Felak Suresi | Nas Suresi
Design: .:: Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz ::.
Hosting Turkishost    Türkiyenin en büyük medya portali...!